Genel Bilgi

Kumi – Kata ( Tutuş Teknikleri )

Kumi Kata, partnerin/rakibin Judogi’sinin kavrama türü judo sporunun en önemli unsurlarından biridir. Genellikle bir atış tekniğinin başarısı doğru tutuş türüne bağlıdır.

TORI Kuzushi (denge bozma) ile başladığında bile doğru tutuş, mükemmel UKE dengesini bozmak için önemlidir. Gake yaparken tutuşun doğru değil ise, UKE’yi hızlı ve güvenli bir şekilde atmakta mümkün olmayacaktır.

Başka bir açıdan UKE düşüşünde TORI tarafından kontrol edilemiyorsa Tutuş türüde yanlış demektir. Kumi kata’nın tüm atış aşamalarında başarılı Gake tekniğine eşlik ettiği gerçektir.

Sadece atış tekniklerinin uygulanmasında kumi kata önemli değil, katame-waza tekniklerinde de Kumi kata kullanılır. TORI uygunsuz bir tutuş türü kullanıyorsa, UKE’nin TORI’nin kontrolünden kaçması mümkündür, örneğin uzatılmış koluna, kol kilidi tekniklerinden birini uygulayabilirsiniz (Kansetzu-waza). Özellikle boğma teknikleri(Shime-waza’larda),çok önemlidir, UKE’nin yakasını doğru bir şekilde tutuyorsanız Shime-Waza boğuş tekniklerinden birini küçük enerji ile, fazla çaba sarf etmeden uygulaya bilirsiniz..

Deneyimli bir judocu, eğitimi sırasında hangi tekniği uygulayabildiği tutuş tipine göre kendisi karar verecektir. Genellikle bu da rakibine bağlıdır; Rakibi güçlü ise , Kendisi doğru bir tutuş yapmıyorsa daha fazla güç harcayacak ve daha çok yorulacaktır.

Kumi-Kata bu nedenle birçok faktöre bağlıdır ve her zaman bireyseldir.

Kumi kata bizlere yaşamımızda, yerde ve Ayakta yapılan tüm tekniklerde eşlik eder.




Namık EKİN Hocamızdan Tavsiyeler

NAMIK EKİN HOCAMIZDAN TAVSİYELER

Judo Duayeni, Judocu ve Milli Takım Antrenörlerimizden, Emekli SAD Komandosu; Sn. Namık EKİN Hocamızdan Antrenörlerimize, Sporcu ve Hakemlerimize bazı tavsiyeleri

JUDODA BAŞARI İÇİN SABIRLI OLUN!

Judo antrenmanına ara vermeden devam edebilmenin ve başarının 14 yolu !

BELKİ YARIN HİÇ GELMEYECEK

Size aşağıdaki yazdıklarımı bende beceremiyordum ABD Virginia eyaletinde Amerikan Deniz Kuvvetleri Öğretmenlik okulunda, Köln Spor Akademisinde, Kenneth Ravizza (ABD Olimpiyat Atletimz Takımı Danışmanı) Japon Hocam Takahiro Yudoya ile çalışıp, SAT Hocalarımdan öğretmenlik kursunda edindiğim bilgilerden derlediğim bu makale size de benim gibi yol göstereceğinden eminim. Okudukça kendinizi arzu, istek ile şarj edeceksiniz. Belki de yoluna çıktığınız judo macerasında daha güçlü, daha arzulu, daha başarılı olup pes etmeyecek  Judoyu, bu güzel sporu ölene kadar bırakmayacaksınız. Bu çoğu psikolojik olan anlatacağım silahları kuşanın ve antrenmanlara sadık kalın. Unutmayın Plansız İşler Ergeç Yok Olmaya Mahkumdur.

1.DAİMA OLUMLU ODAKLANIN

Temel Kuramlar içinde muntazam Dojo Antrenmanları yapıyor olsanız bile yeterli çalışmadığınızı düşünerek kendinizi suçlu hissedebilirsiniz. Yaptığınızın çok güzel bir şey olduğuna inanmaya ihtiyacınız olacak. Zaman kavramı kişiden kişiye farklılık arz etse de Dojo’da geçirdiğiniz zamanı, size yaralı bir zaman olarak gözlemleyin. Geçirdiğiniz bu sürede iyi yapamadığınız, geride kaldığınız şeyler kesinlikle olacaktır. Bunun için kendinizi aşağılamayın, utanmayın. Bir filmde vardı kız ile erkeğin ayrılık sahnesinde söylenmişti söz “Sararan yaprakların yeşilliğini, solan çiçeklerin güzelliği bir daha asla geri gelmez. Ama her şeye rağmen hayat yaşamaya değer” diye

2.HAYAL EDİN

Düşlemek, hayal etmek sizi zihinsel olarak ulaşmak istediğiniz başarıya,hedefe performansa yaklaştırır. Zihniniz hayal ettiğiniz şeyle hakikati birbirinden kolay ayıramaz. Beyne iletilen bilgiler hep aynı işlemden geçerler neyi görürseniz onu kavrarsınız şayet başardığınız hayal edip onu görmezseniz onu hakikatte başarabileceğinizi nasıl bekleyebilirsiz. Bunu başarmanın bir yolu yani buna ulaşmada kullanacağınız beceri bir yere oturmak veya sırt üstü yatıp gözleri kapatıp (gözleri siyah bir bantla örtebilirsiniz) judo Antrenmanınızı düşünmektir. Buruda bütün duyu organlarınızla birlikte çalışmalısınız zihninizde doja daki sesleri üstüne, yalınayak bastığınız minderi, tuttuğunuz arkadaşınızın judogisini, hatta ve hatta doja daki havayı koklayın ve hissedin. Tüm duygularınıza konsatre olduğunuzda hayal ettiğiniz, düşlediğiniz resmin daha parlak ve  net ortaya çıktığını göreceksiniz. Judo gibi hüner isteyen, beceri isteyen şeylerde olduğu gibi. İlk birkaç denemede hayallerinizdeki resmi tam olarak göremeyebilirsiniz görüntü flu olabilir. Bu odaklanmayı tam yapamadığınızdan olacaktır. Hemen cesaretinizi kaybetmeyiniz.devamlı çalışma judoculara beceri kazandırır böylelikle hepimiz birer ,hatta birkaç özel judo tekniği ( TOKUİ-WAZA ) kazanırız. Onlar hayal etmese aya nasıl giderlerdi ben hayal etmesem mersinden Kıbrıs’a 38 saatte su altından nasıl yüzebilirdim,73 kiloyken 3 kez arka arkaya nasıl açık siklet Şampiyonu olabilirdim. 2012 Boğaziçi Avrupa Turnuvasından  bir gün önce 24 saat judo atışı yapabilmeyi, 6300 kez atış yapmayı tekrar GUİNNESS kitabına girmeyi nasıl gerçekleştirebilirim.

3.JUDOYU ZEVK, EĞLENCE EDİNİN ;

Judo antremanı sonunda kendinize şu soruyu sorun ” bu çalışmada hoşuma giden, eğlendiğim ve zevk aldığım şey neydi şayet bu bir eğlence, zevk değilse bunu neden yapayım. – Temele sormuşlar “kafanı öyle duvara neden vuruyorsun” diye temel cevap vermiş “vurmak bittikten sonra acımıyor kendimi iyi hissediyorum.” Bu yaklaşım judoda Doja da yaşadığınıza benzemez. Orada yapılanlardan yaparken den yaptıktan sonrada zevk alırsınız. Kolunuz kırılırken ( KANSETSU-WAZA ) boğulurken ( SHİME-WAZA ) atılıp düşüp ( UKEMİ ) yaparken veya bunları siz yaptığınızda zevktir judo. Hatta yaptığınız şeyler sıradan bir sporcunun yapamayacağı şeyler olsa bile. DOJO’da yaptıklarınızdan bir veya birkaç şey bulun zevk aldığınız. Bu belki birini atmak veya atılmak, yerde NE-WAZA yapmak, belki kata veya bir müdafaa ( SELF DEFENCE ) tekniği, sizi zayıftan basenlerinizi incelten veya kollanırınız kuvvetlendirip şişiren bir şey! ( Ağırlıkla Güç Geliştirme ) Bu beklide bir arkadaş, birçok dost kazanmak ve beklide kaliteli bir takımın özel insanlarının yanında olmak olabilir. Judo’ya bağlanmak sanki onunla sözleşme yapmak gibidir. Siz isteseniz de beyninizin, kalbinizin derinliklerindeki bir şey asla bu sözleşmeyi fes,iptal etmez edemez.

4.GÜNLÜK HEDEFLERİNİZ OLSUN

Planlarını yaptığınız kesinlikle uzun vadeli uzun soluklu hedeflere ihtiyacınız vardır. Planlarını yaptığınız (Türkiye Judo Şampiyonu olmak, Avrupa, Dünya, Olimpiyat şampiyonu olmak veya kalça ve basenlerdeki fazlalıklardan kurtulmak ve de sizi döven Ahmet’den intikamınızı almak gibi…) Belki de belirli haftalar, aylar hedefinizdir fakat her antrenman süresince hedefleriniz olmalı.  Dojo’ya daima bir görevle, hedefle gidin. Dojo’da günün geri kalanında ne yapacağınıza dair planlar yapıp durmayın. Orada belirli plan yapmadan hedefinizi o ana, o saniyeye odaklanın. Mindere ayak bastığınız andan itibaren Mehmet’i, Leyla’yı unutun. Borç, senet, kredi kartı, kira, kalp kırıklıklarını Dojo’nun dışında bırakın. Onların Dojo’da yeri yok, Dojo dışındaki sorunlarınız hepsi. Dojo’da da günlük planınızı değil, Dojo içindeki planlarınıza odaklanın.Hedefler ulaşmak içindir. Unutmayın yarın bir başka gündür, siz gününüzü yaşamaya çalışın. Belki yarın hiç olmayacak.Yarın ölecekmiş gibi, bin yıl yaşayacakmış gibi yaşamalı judocu. Bir günde4 tane haciz gelip villamı, jeepimi, yüzbinlerce dolar ve spor salonumu, Dojo’mu kaybettiğim gün Dojo’ya judo yapmaya gidip o günlerden zevk almaya çalışmıştım. Yeni hedefime adım adım.

5.RÜYALARINIZIN GERÇEK OLMASINA ÇALIŞIN

Bir yerlere ulaşabilmek için bir gayeniz veya bir notanız olmalıdır. Bir görevde iseniz ve bu gayenize ulaşmak istiyorsanız mesuliyet almayı bilmelisiniz. Gayelerinize erişmek için bazı anahtar soruları aşağıda bulacaksınız;

  • Ne kadar süre harcamaya isteklisiniz?
  • Ne kadar fedakarlık yapabilirsiniz?
  • Bu gayeyi ne kadar zamandır arzuluyorsunuz?
  • Gayenize ulaşmak için şimdiye kadar neler yaptınız?

Her judocu bu sorulara değişik cevaplar verecektir.  Kendi kendinize analiz ederek soruların cevaplarını bulup maksatlarınızı, yaşamla ve gayelerinizle olan taahhütlerinizi daha iyi anlamış olursunuz. Realistik rüyaların gerçekleşmesi olasıdır.

6.KENDİNİZİ MÜKAFATLANDIRIN

Muhtemelen bu sözün zayıflayanlara söylendiğini duymuşsunuzdur. Belli kilo düştüklerinde onlara “Kendini mükafatlandır, git bir ziyafet çek” derler. Bir hedefe ulaştığınızda sizin için önemli olan sevdiğiniz bir şeyi; mesela sinemaya gitmeyi deneyebilirsiniz. Pikniğe gidebilir, arkadaşlarınızla toplanabilir, sauna yapıp masaj yaptırabilirsiniz. Bu motivasyonunuzu arttırıp sizi formda tutan davranış olabilir. Bu uzun süreli hedeflerinizde size yardımcı olabilecek eğlenceli bir davranıştır. Uzun süreli olabilecek hedeflere odaklanıp ona ulaşınca kendinizi mükafatlandırmak zordur. Zira judo uzun soluklu, sabır ve çok ağır çalışmalar isteyen bir spordur. Kendinizi mükafatlandırmak vakit alabilir. Judo hemen öğrenilip çabuk zevk veren, kolay herkesin yapabileceği bir spor değildir. Eski asker, eski eser, eski şarap ve eski judocu makbuldür. Judo ; çalışkan, cesur, sabırlı, dürüst, mert, alçakgönüllü kişilerin yapabileceği bir spordur. Ve bu yüzden yukarıda yazılan bazı özelliklere sahip olmayanlar hemen, sıkıyı gördüklerinde bırakıp kaçarlar dojodan.

7.YAVAŞ YAVAŞ BAŞLAYIN SADECE KENDİNİZE ODAKLANIN

Üst seviye elit judocuların antrenman programlarına hemen başlamayın. Bu bay ve bayanlar öyle zorlu, güç ağır dayanılmaz antrenmanlardan geçmişlerdir ki onların antrenman düzeylerine gelmek ancak onlar gibi ve uzun süre çalışıldığında ulaşılabilir. Şayet birden bire onlar gibi antrenman yapmak isterseniz hayal kırıklığına uğrarsınız ve motivasyonunuz bozulabilir.  Her antrenmanda yavaş yavaş gelişip yükselmeyi amaçlayın. Daha üst seviyelere gelmek, ulaşmak için kendinize zaman tanıyın. Hayat ve de spor merdivenleri yavaş yavaş çıkmayı gerektirir. Basamakları birden bire çok hızlı çıkmak isterseniz aniden; çok hızlı aşağı düşebilirsiniz. Unutmayın çoğu Japon atasözleri sabır üzerinedir.

HER KİM Kİ SABREDER , HERŞEY ONA GELİR” Konfuçyüs

8.NEDEN JUDO YAPTIĞI BİL

Neden Judo’yu yaşamınızda ilk sıraya aldığınız ? daha ince güzel vücutlu olmak için mi? Daha güçlü kendine güvenli biri olmak için mi? Kendini yabancı saldırılardan koruyup müdafaa için mi? Boş vakitlerinizi değerlendirmek için mi?  Belinizde ki yağlardan kurtulmak için mi? Dereceler alıp sevilen bir şampiyon olmak için mi? Ya da Uzak Doğu’nun sihirli , gizemli öğretilerinin en iyisi judo2yu öğrenmek için mi? Sebep ne olursa olsun en iyisini yapınız. Judo’nun içinde aradığınız birçok şeyi bulabilirsiniz. Gayeniz ne olursa olsun, Dojo’ya gidin, antrenman boyunca onu aklınızdan çıkarmayın neden? Zira ekseri hayatın zorluklarına, güçlüklerine karşı durup onunla savaş verirken neden Judo’yu ilk sırada tuttuğunuzu unutabilir bir judoka.

9.TUTKU, İHTİRAS, JUDO AŞKINIZI KORUYUN

Tutkulu olmak başka bir motivasyon kaynağıdır. Tutku aynı meşhur bir modelin fotoğrafındaki o güzel vücuduna sahip olmak için mücadele vermeye benzer. Ne zaman zor, bitmiş duruma gelseniz bir şeyler size bu aşkınızı, tutkunuzu hatırlatır. Judo’da Realistik olunmalıdır. Yamashita’yı atamayacağımızın bilincinde olmalıyız. Bazen para, şan, şöhret, mevki, madalya hırsı sizi yok edebilen duygular zinciri haline getirebilir. Ve siz bu zincirin hangi zayıf halkasından kopacağını tahmin edebilirsiniz.

10.KENDİNİZE ÖZGÜ HEDEFİNİZ OLMALI

Diğer Judoculara baktığımızda yeni başlayanlarda bile belirli hedefler vardır. “Bu gün 300 uchi komi yapacağım” veya “Bugün 20 kişi ile randori yapacağım” veya “Bugün çok ağır çalışacağım” derler.

Kulağa hoş geliyor ama tam tamına belirli, özel yeterli bir yönlendirme değil bunlar. Her Dojo antrenmanında kendinize ” Bu gün bu antrenmanda benim özellile, belirli görevim ne? Ne kazanacağım?” diye sormalısınız. Ne kadar zaman neyi çalışacağım? Ne çalışmam lazım, eksik, zayıf yönüm ne? Neye öncelik vermem lazım? (priority judo training method) diye belirli özel çalışmalar yapmalısınız. (Bilinç altı kurgulama!).

11.BİR JUDO SPORCUSU OLMAK

Muhakkak iyi bir judocu olma yolunda ilerliyorsunuz. Unutmayın siz ölene kadar talebesiniz… benim satırlarımı okurken bile belki bir şeyler öğreniyorsunuz. Bende öyle! 70 yaşındayım ve hala yeni bir şeyler öğrenebilir miyim diye okuyor tercümeler yapıyorum. İyi bir judo talebesi olmak öğrenmeyi gerektirir. Her gün judo ile ilgili dergi, kitap, magazin, internet, Film ne varsa araştırın, yeni bilgiler edinin, hocalarınıza danışın. Biz judo hocaları özellikle talebelerimizden çok şeyler öğreniriz. Onlar modern çağın gereçlerini bizden çok daha iyi kullanıyorlar. Kurslara , seminerlere katılın. “Bin biliyorsanız bir bilene sorun” daha çok öğrendikçe hayattan daha çok zevk alırsınız ve bir gün bu bilgilerin meyvelerini toplarsınız.

12.TÜM BAKIŞ AÇILARINIZI KULLANIN

Judocular yalnız güçlü vücut ve teknikten ibaret değildirler. Tabii ki güçlü olmak birçok kapıyı açar judoda. Ama ilerledikçe kurnaz, ince zekanızı kullanmalısınız. Bu sizi diğer sporculardan farklı kılar. Beyninizi yaptığınız işle aynı düzeyde odaklayın, duygularınızı nefesinizle gerginliğinizi yumuşayarak, stresinizi gevşeyerek, kin ve nefretinizi iyi duygularla kontrol altına alın. Ruhunuzun yaptığınız şeydeki maksadınızla uyum sağlamasına özen gösterin. Bizler normal fonksiyonlarını yerine getiren insanlarız hem de her yönümüzle . bir an neden judo yaptığınızı düşünün, bu maksadı açıklar ve sizin motive kalmanıza yardımcı olur. Uzun süreli hedefinize ne olursa olsun yazdıklarımı akılda tutun şundan da emin olun; BİZİM HERGÜN YAPMAMIZ İCAB EDEN BİR GÖREVİMİZ VAR!

– Unutmayın; iyi judocudan kötü insan çıkmaz! Beyninizde kurguladığınız şeyi gün gelir vücut yapar. Tüm günlerinizi dolu dolu yaşayın. Eski iyi güzel günler geri gelmeyecektir. Kimin umurunda? Yarın için hiç meraklanmayın. Belki de yarın hiç gelmeyecek! Bugün yapabildiğiniz şey en değerli olandır.

13.DAİMA BİR AJANDA TUTUN

Teknik çalışmalarınızdan zevk alıp daha iyi gelişmek, daha çok şey öğrenmek, eksiklikleri bilmek ancak neler öğrendiklerinizi bilmekle olur. Tecrübelerinizi bilmek, hoş vakit geçirmek için referanslara ihtiyacınız olacaktır. Judocu talebelerime hep “Şayet Rüyalarınızdaki hedeflere ulaşmak istiyorsanız, sadece judo antrenmanı yapmak yeterli olmaz” derim. Öğrendiklerinizi zaman,  zaman kontrol etmek sizi bir adım daha ileri götürecektir. “Zaman unutturur beyaza yazılan kalır” Bu bir MAKEDON atasözüdür.

Not defteri çok iyi bir öğretim aracı olduğu kadar ilerlemenize, gözlemlemenize yardımcı olur. Birde şu atasözünü hep hatırlayın “KALEM KILIÇTAN GÜÇLÜDÜR” .

14.SEVİN

Ailenizi, dostlarınızı, judocu arkadaşlarınızı sevin. Sevginin, hiçbir maliyeti yoktur, karşılıksız sevin, olduğunuz gibi olun. Tevazu, alçakgönüllü olmak DO yapmaktır. Sevgi cennetteki çiçeklerinizi sulayan bir duygudur. Siz sevdikçe yeşerir. Minderi, ter kokusunu, acıyı, yokluğu, toprağı, böceği, judogini, kemerini, yenmeyi, yenilmeyi ve ülkeni sev. Dostlarına hemen şimdi bu satırları okur okumaz, sımsıkı sarıl öp onları çünkü beklide yarın hiç olmayacak.

Katanın On Önemli Amacı

  1. Judonun temel antrenman metotlarının geliştirilmesini sağlamak.
  2. Judo tekniklerinin temeli olan temel judo tekniklerini geliştirmek.
  3. Judo tekniklerinin uyumlu koordineli bir şekilde gelişimini sağlamak ve sınırlandırmak.
  4. Vücudun gelişimini uyum ve koordineli bir şekilde gelişimini sağlamak ve sınırlandırmak.
  5. Zihinsel, düşünsel kontrolü geliştirmek, düzeltmek veya geliştirmesini sağlamak.
  6. Judonun teknik ve ruhsal faydalarının görüntüsünü sergilemek.
  7. Judonun ruhsal gelişimini ilerletmek.
  8. Self-defence prensiplerine değer gelişimini sağlamak.
  9. Judo pratiğinin herkese ve her yaş için elverişli bir şekilde yapılmasını sağlamak.
  10. Judonun geleneksel sembolik değerlerinin korunmasını sağlamak.

Masajın Tarihçesi

İnsanoğlu binlerce yıldır hastalıkları tedavi ve iyileştirmek için masaj ve dokunma yöntemlerini kullandı ve geliştirmeye çalıştı. Eski çin ,Hint ve Mısır kaynakları masajın hastalıkları önlemede ,tedavi ve yaralıları iyileştirmede kullanıldığını belirtmektedir.

Masaj ilk olarak M.Ö. 2700 tarihli bir Çin kitabında geçmektedir. Bu kitapta “Sabahın ilk saatlerinde, uykudan sonra kan dinlenmiş ve sinirler gevşemiş, elin ayasıyla yapılacak darbeler soğuk algınlığını önler” denmektedir.

M.Ö. 2000 yılında İmparator Neiching (Sarı İmparator)dahiliye tıp konuları isimli kitabında masajı tasnif etmiştir. Yunanlı ve Romalı doktorlar için masaj çok önemliydi. Tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat “ Doktor birçok yönden deneyimli olmalı özellikle ovuşturmayı….Ovuşturmak gevşek eklemi güçlendirir, kasılmış eklemi gevşetir.”

M.Ö. 460-377 yıllarında yaşayan Hipokrat omuz çıkıkları ve kas yırtılmalarından sonra kararında ovmanın yararlı olacağını öne sürmüştür. Günümüzde Hekim yeminine ismini veren Hipokrat’a göre masajda sert ovma, uyarıcı; aşırı ovma zararlı; kararında ovma ise yararlı ve sağlık geliştiricidir.

Galenos M.S.129-199 Bergama da doğdu deneysel fizyolojinin kurucusu sayılır 157 yılında gladyatörlerin başhekimi olarak yaraların tedavisi için en etkili yöntemleri araştırdı. Egzersizin yanında masajında önemine dikkat çekti sağlıklı yaşamak için her ikisinin de uygulanmasını tavsiye etti. 161 yılında bütün Anadolu bilginleri gibi Roma’ya gitti. Galen’e göre “masaj yapılan kısımlar yumuşar; bunun göstergesi o bölge üzerindeki canlı renktir. Aynı olumlu etki eklemlerin masaj sonrasında daha rahat ve kaygan hareketlerinde de gözlenir”.Türk düşünürü tıp adamı İbni Sina’da ( M.S.980-1037) masajın yararlarından sözetmiştir. “Hekimler yalnız hastalıkların değil aynı zamanda sağlığı sürdürmenin nedenlerini de göz önüne almalıdır” diyen İbni Sina yüzyıllar öncesinden koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekmiştir. Sağlığın korunması için egzersiz yapmanın ve beraberinde vücudu ovmanın(masajın) yararlarına değinmiştir.

NEDEN SPOR MASAJI ?

  1. Sportif başarıyı arttırmak ve sporcunun yarışma öncesi daha iyi bir başlangıç yapabilmesi için
  2. Antrenman ve yarışma öncesi kısa sürede dinlenmeyi (Toparlanmayı) sağlamak için
  3. Sporcunun başarıyı etkileyecek psikolojisini olumlu yönde etki altına almak.
  4. Sakatlıkları engellemek ve en kısa zamanda spora dönmesini sağlamak

MASAJ NEDİR ?

Vücut yüzeyinde; el elektrik, su vb. aracılığı ile çeşitli işlemler yapma şeklinde tedavi, bakım ve rahatlama yöntemleridir.

MASÖRDE BULUNMASI GEREKLİ ÖZELLİKLER :

Masörün el kol bacak ve ayağının sağlam olması gerekir, uzun çalışma süresine tahammül edecek kapasitede olmalıdır.Bulaşıcı hastalıklar, cilt hastalıkları. Solunum ve dolaşım hastalıkları olmaması gerekir ve hatta Ahmet Hamdi Turgut’a göre görme vasfına da sahip olmalıdır.Masör, bilgili ve sürekli yeni bilgilerle kendini geliştirmesi gerekir. Masörlük yapan kişi her iki cinse de masaj yaptığından yaptığı iş hem suiistimal etmeye hem de ettirmeye müsait bir meslektir. Bu yüzden masörün ciddi bir meslek ahlakına sahip olması gerekir.Masörlük mesleği yardımcı tıp branşıdır, hiçbir sapıklığa izin vermez ve aksi diğer suçlulara göre çok ağır cezalandırılır. Masör sinirli olmamalıdır, sabırlı ve sinirlerine hakim olabilmelidir. Genel kültür açısından kendini her konuda geliştirmeli konuşmak istemeyenle fazla konuşmamalı, konuşmak istemeyenle de her konuda konuşabilmelidir.

Meslek Ahlakı :

Hekim ve masör meslektaşlarını kötülememeli ve müşterilerinin kendisine anlattığı bilgileri bir üçüncü şahsa anlatmamaları meslek ahlakı açısından çok önemlidir. Kendisine iş sağlayana komisyon vermemeli ve fazla para almak için lüzumsuz şeyler icat edip uygulamamalıdır.

Masörün Giyimi :

Masörün tüm giysisi beyaz olmalıdır. Beyaz rengin özelliği kiri çok kolay göstermesi dolayısı ile çok sık yıkanarak temizliğinin sağlanmasıdır. Aynı zamanda da hastanede doktor ve hemşirelerinde giysileri beyazdır tıbbın yardımcı branşı olan masörlerin giysisi de beyaz olmalıdır. Pantolon bol ve rahat olmalı hareketi engellememeli, beyaz tişört ve kısa kollu gömlek masörü engellememeli, beyaz ve ortopedik bir ayakkabı veya yarım ayakkabı (Topuğu açık) olmalıdır, Spor sahasında ise beyaz eşofman ve beyaz bir ayakkabı olmalıdır.

Masörün Vücut Temizliği :

Masör vücut temizliğine çok dikkat etmelidir

Masörün Elleri :

Masör her masajdan önce ve sonra ellerini yıkamalı tırnaklarını kısa ve yuvarlak olarak kesmeli masaj esnasında tırnakları müşteri tarafından hissedilmemelidir.Masör ellerinde yara oluşmamasına çok dikkat etmelidir en büyük sermayesi olan ellerinden yaralanmamaya özen göstermelidir.Elleri temiz olsa da müşterinin yanında ellerini yıkamalıdır. Bu iyi bir intiba için gereklidir.

Masaj Odası :

Masaj yapılacak oda muntazam ve temiz olmalı, odada masaj masası, çalışma masası, sandalye, elbise askısı lavabo olmalı. Yerler ve duvarlar kolayca temizlenecek maddeden olmalı. Hijyen şartlarına uygun ışıklandırma olmalı. Oda sıcaklığı 20 derece olmalıdır.Masaj Masası :

Masa genişliği 60 cm boyu ise 2.00m. olmalı yerden yüksekliği ise masörün boyuna göre ayarlanmalıdır. Masör ayakta durduğunda ellerini yumruk haline getirdiğinde masa ellerine değmelidir.

Masaj Yağları :

Günümüzde değişik bitkisel yağlardan parfüm karıştırılarak elde edilen hazır yağlar vardır, Bebek yağları da kullanılabilir. Bütün bunların yanında bitkisel yağlardan ayçiçek yağı yada zeytin yağına parfüm yada limon suyu karıştırılarak da kendi yağınızı oluşturabilirsiniz. Pudra ve vazelin de kullanılabilir.

MASAJIN KULLANILDIĞI ALANLAR :

  • Eklem Hastalıklarında,
  • Bağ dokusu hastalıklarında,
  • Omurga hastalıklarında,
  • Bazı damar hastalıklarında,
  • İç organları bazı rahatsızlıklarında
  • Sinir sistemi rahatsızlıklarında
  • Kan ile ilgili bazı rahatsızlıklarda,
  • Umumi iş veriminin arttırılması arzu edilen durumlarda,
  • Sporcunun fiziksel performansını arttırmak için,
  • Kronik sırt ve bel ağrıları Kilo almaya bağlı olarak ortaya çıkan ağrılarda,
  • Üşütme, karın ağrısı sonucunda sırtta meydana gelen kasılmalarda,
  • Romatizmal hastalıklar,
  • Adale spazmı ve kramplar,
  • Uzun süre yatan hastalarda gelişen eklem sertlikleri ve ödemelerde.

MASAJ YAPILMAYACAK DURUMLAR :

  • Abselerü,
  • İltihabı devam eden vakalarda,
  • Kötü huylu kanserojen şişliklerde,
  • Karın organ hastalıklarında,
  • Açık yaralarda,
  • Kal teşekkül etmemiş kırıklarda,
  • Enfeksiyonlar,
  • Ateşli hastalıklar,
  • Cilt hastalıkları,
  • Yanıklarda,
  • Kas yaralanmalarının ilk dönemlerinde,
  • Damar hastalıklarında (vena tıkanmalarında),
  • Gebelikte karın masajı,
  • Ekimozlar,
  • Hematomlarda,
  • Kırık ve Çıkıklarda,
  • Yemekten Sonra,
  • Apandisit,
  • peritonit,
  • Bazı nerolojik durumlar,
  • Zayıflatıcı hastalıklar,
  • Masajdan sonra hasta veya sporcu rahatsız oluyorsa (masajdan sonra iki saat süren ağrılar)

MASAJIN FAYDALARI :

  • Sinirlerdeki ve kaslardaki acının azalması Antrenman ve müsabaka sırasında gerilim ve huzursuzlukların giderilmesi,
  • Antrenman ve müsabaka sırasında yarışma tekniklerindeki engellerin kaldırılması,
  • Yaralanmaların, hızla eski haline kavuşmasında yardımcı olur,
  • Kas gerilmesinin önlenmesi Tedavi süresini kısaltır,
  • Sporcuya uygun ortamı sağlayankas yapısının istikrarının sağlanması,
  • Spor masajı fiziksel stresi azaltmanın en iyi yoludur,
  • Spor masajı müsabaka esnasında en elverişli durumun sağlanmasındaki en önemli faktördür.

SPOR MASAJININ BÖLÜMLERİ :

  • Antrenman Masajı
  • Müsabaka öncesi Masaj
  • Ara Masaj
  • Müsabaka Sonrası Masaj

SIRT MASAJI :

1. Eflöraj (sürme-sürtme) : Bel kesiminden başlayarak iki elin avuç içi ve el ayası ile sürmeye başlanır. Sonra,sağ el sağ omuza,sol el de sol omuza yönelir. Buradan omuzun üst kenarını izleyerek boynun iki yanını kavrar,dönüş gidişi yolunu izler. Manevra 5-6 kez yinelenir.

2. Friksiyon (Bebe masajı-omuz ovma) : Bir elin tüm parmakları birleşmiş durumda, yumuşak ve uç kesimleriyle içten dışa doğru,döndürülerek sırtın deri yüzeyi ovulur,İkinci pozisyon başlar, parmaklar açılır,bu kez avuç içi ve el ayası ile içten dışa döndürülerek friksiyon manevrası uygulanır. Bu manevra sağ ve sol elle ayrı ayrı yapılır.

a bendinde(bebe masajı) açıklaması manevra iki elle birlikte uygulanır.

3. Friksiyon (ovma-baş parmakla) : Bir elin dört parmağı cilt üzerine saptanır. Başparmağın yumuşak ve uç kesimi ile içten ohsa doğru döndürülmek suretiyle sağ ve sol elle ayrı ayrı uygulanır. Friksiyon baş parmakla: a bendinde açılanan manevra iki elin baş parmaklarıyla birlikte yapılır. Baş parmaklarla Friksiyon (a) bendinde açılanan manevra iki elin baş parmaklarıyla değişerek yapılır.

4. Friksiyon (dört parmaklarla) : Bir elin baş parmağı örneğin,(sağ elin) cilde saptanır. Öteki dört parmağın yumuşak ve uç kesimleriyle içten dışa doğru daireler çizerek ovma yapılır. Sağ ve Sol elle masaj uygulanır. Fakat her ikisi birden bir manevra hesap edilir,yada sayılır. a bendinde açıklanan manevra her iki elin dörder parmaklarıyla birlikte uygulanır. Her iki elin dörder parmaklarıyla bu kez değişerek uygulanır.

5. Friksiyon (ovma-avuç içi ve el ayası ile) : Sağ ve sol elin dört parmağı deriye saptanır. Avuç içi ve el ayası ile içten dışa doğru döndürülerek ovulur. a bendinden açıklanan manevra iki elle birlikte yapılır.

6. Petrisaj ( yoğurma ) : Bir elin baş ve işaret parmağı arasındaki boşluğu ve avuç içine yan gövde kasları (M. Latısmus dorsiye M. Serratus auterior.P.) yerleştirilir. Bu kaslar parmaklar ve avuç içi ile sıkıca kavranır. İleri kaydırmadan döndürülerek yoğrulur. Bu manevra gövdenin her iki yanına sağ ve sol el ile ayrı ayrı uygulanır. a bendinde açılanan manevra iki elle birlikte yapılır. Aynı manevra,bu kez iki elle değişerek uygulanır.

7. Petrisaj ( yoğurma kesme) : Bir yandan öbür yana iterek ve çekerek kesme deyimi kullanılan yoğurma biçim ( Bu manevra iki elle birlikte kullanılarak yapılır.) Şöyle ki, sol elle sporcunun sağ yan gövde kasları kavranır ve kendisine doğru çekerken sağ elle gene sporcunun sol yan kasları kavranır ve ileri doğru itilir. Sonra eller yer ve pozisyon değiştirerek ve sıkıştırılarak yoğrulur.

8. Petrisaj (yoğurma-iki el yan yana ) : Sporcunun sağ yan gövde kasları,iki el yan yana baş ve işaret parmakları arasındaki boşluğu ve avuç içine yerleştirilir ve sıkıca kavranır. Burarak ve döndürerek petrisaj uygulanır. Sporcunun sol yan gövde kasları da aynı biçimde uygulanır.

9. Petrisaj (kürek kemiği çevresine ve iç kesimlerine sağ ve sol elle yoğurma ): Örneğin sporcunun sağ kürek kemiğinin gevşetilmesi ve iç kesimlerine petrisaj uygulayabilmek için masaj yapan sporcunun sağ elinin desral (sırt) yüzeyi sırta değecek biçimde dirsekten bükülerek döndürülür. Sonra masaj yapan sporcunun sağ omuzunu tutarak kaldırır ve kürek kemiğinin gevşetir. Sol eli ile de kürek kemiği çevresini ve iç kesimlerini parmaklar ve avuç içi ile petrisaj uygular.

10. Petrisaj (omuz başlarına M. Deltoideus kasma): Masaj yapanın sağ eli omuz başına,daha doğrusu (M. Deltoideus’ u) parmakları avuç içi ve el ayasıyla iyice kavrar bastırarak ve döndürerek yoğurur. Sol elle de sol omuz başını aynı biçimde yoğurur. a bendinde açıklandığı gibi sporcunun iki omuzu masaj yapanın iki eliyle birlikte yoğrulur. Bu kez aynı manevra iki elle iki omuza değişerek yapılır.

11. Petrisaj (yoğurma omuz başı ile boyun arasındaki alana M. Trapetzius’un üst kesimine) : İki elle iki omuz başı ile boyun arasındaki alan yoğrulur. İki elin baş ve işaret parmakları ve avuç içlerine kaslar yerleştirilir Kavranır. İleri kaldırmadan ve kaydırılmadan birlikte ve değişerek döndürerek sıkıştırarak yoğrulur.

12. Petrisaj (yoğurma) : a bendinde açıklandığı gibi,aynı bölgeye önce iki elin dörder parmağı M. Tporetzius’un üst kısmının parmakların yumuşak ve uç kesimleriyle üç kez bastırarak içten dışa doğru döndürülür. Bu sırada baş parmaklar saptanır. İkinci pozisyonda bu kez baş parmak geriye doğru açılır ve gerilir. Baş parmaklar aşağıdan yukarı doğru bastırarak ve sıvazlayarak çekilir.

13. Petrisaj (Baş parmaklar ve avuç içleriyle yoğurma) : Bu manevrada aynı bölgeye uygulanır. Ancak,Masaj yapan sporcunun baş ucunda durur ve yüzü sporcunun sırtına bakar (dönüktür. Masaj yapan iki elin dörder parmağını sporcunun göğüs kesimine yerleştir. Baş parmaklarını sırttan koyar. Avuç içi ve baş parmaklarıyla omuz ve boyun arasındaki kesimi sıkıştırarak ve döndürerek yoğurur ve sonra eski yerine döner.

14. Derin Friksiyon( Derin ovma ) : Masaj yapan sol elini sağ elinin sırt ( dorsal ) yüzeyine yerleştirir ve baş parmağı ile bileği kavrar. Yada sol elin parmaklarının sağ elin parmakları arasında geçirir. İki el birbiri üzerinde (sol el üstte) sağ elin dört parmağını uç ve yumuşak kesimleriyle omurganın iki yanına içten dışa döndürerek ve bastırarak friksiyon uygular.

15. Deri Yürütmesi : İki elin baş ve işaret parmaklarıyla deriyi tutar. Kaldırır ve orta parmağın katılmasıyla deriyi aşağıdan yukarıya ve bir yandan bir yana yürütür.

16. Deri Kontrolü : Sol elin dört parmağı bitişik ve baş parmağı iyice açık ve gergin olarak sırta yerleştirilir. Sağ elin baş parmağı dahil tüm parmaklar bitişik durumda sol elin açık bulunan baş ve işaret parmağı arasına konur. Sağ el aşağıdan sol el yukarıdan üç kez iter ve deri yukarı doğru katlanır. Bu manevra sırtın her yönüne uygulanır.

17. Presyon (Baskı manevrası) : İki elin dorsal (sırt) kesimleriyle belden başlayarak ve bastırarak,her kez aşağıdan yukarıya gittikçe yükselerek ve sonunda omuzlarda bitecek biçimde yelpaze gibi presyon uygulanır. Gene ellerin sırta doğacak ve parmak uçları omurgada birleşecek biçimde baskı yaparak yanlara doğru çekilecek. Bu maniplasyon belin üst kesiminde başlayacak omuzlara doğru sürdürülecek. Boyunun aşağı kesiminden omurga boyunca,işaret orta parmaklar bükük durumda bele deyin baskı yaparak aşağı doğru çekilecek. İki elin ayaları ve avuç içleri omurgadan başlayarak yan gövde kaslarında bitecek biçimde presyon (baskı manevrası ) uygulanacak.

18. Vibrasyon (Titreme sallama manevrası) :Masaj yapanın tek elinin işaret,orta ve yüzük parmakları gergin ve açık durumda boyundan başlayarak bele değin hafif sıkarak ve titreterek indirilir.3-5 kez yenilenir. Bu kez iki elin parmakları açık olarak sırttan bele doğru titreterek indirilir.

20. Bultinğ (yumruklama) : içi gevşek olarak yumruk yapılır ve parmakların sırt kesimi ile acı vermeden düzenli aralıklarla iki elle değişerek yumrukla vurulur.

21. Eflöraj : Birinci maddede uygulanan eflöraj 3-5 kez yinelenir.

BACAĞIN ARKA KESİMİNİN MASAJI

1. Eflöraj (sürme-sürtme) : Sol bacağı masaj yapıldığına göre; Masaj yapanın sol elinin avuç içi ayak bileğinin iç kenarına,sağ eli ise,bilekten içe döndürülmüş durumda ayak bileğinin dış kenarına yerleştirilir. Her iki el,bacağın aşağı bölümünün yanlarını ve üstünü sürterek ve sıvazlayarak dizin arka yüzeyine değin izlenir. Buradan sol el uyluğun iç bölümünden kalça çerçevesine ulaşır. Sağ el dış kenarından içe yönelir ve M.guluteuslerin(oturacak kaslarının bitiş noktalarına değin uzanır. Dönüşte önce sağ el sonrasol el birlikte gidiş yolunu izleyerek başlangıç noktasına varırlar. Eflöraj gidiş dönüş 3-5 kez uygulanır.

2. Friksiyon (ovma-ovma) : Masaj yapanın baş işaret parmaklarıyla sporcunun topuğundan başlayarak acahiles (asil) kirişi sıkıştırılarak ovulur. Daha yukarıda (M.pronous beris ve M.soleus güneş kası) bulunan kaslarda ovulur.

3. Petrisaj (yoğurma) : Sporcunun bacağının alt bölümünde bulunan kasları önce iç yandakiler baş ve işaret parmakları ve avuç içine yerleştirerek sağ elle yoğrulur. Sonra sol iç kenardaki kaslar sol elle iç ve dış yan kaslar iki elle birlikte yoğrulur. Aynı kaslar iki elle değişerek yoğrulur.

4. Petrisaj (yoğurma) : Topuktan başlayarak iki el yan yana kaslar avuç içleriyle kavranır. Döndürerek,burarak ve yavaşlayarak diz kapağının arak kesimine değin yoğrulur.

5. Petrisaj (yoğurma-kesme) : Sağ elin avuç içi ile iç yan kasları, sol elle de dış yan kasları bir yönden öteki yöne çekerek ve iterek ve ellerin durumu değiştirilerek yoğrulur.

7. Derin Friksiyon (deri ovma) : Bacağın alt bölümünün arka yüzeyinin tüm kaslarına derin friksiyon uygulanır.(iki elin parmakları ile birbiri arasına geçirilerek)

8. Petrisaj (yoğurma manevrası) : Diz bükülü durumda,masaj yapanın baş ve işaret parmakları ve de avuç içine yerleştirilen kaslar önce sağ elle alt bacağın iç yan kasları,sonra sol elle dış yan kasları topuktan başlayarak diz kapağının arkasına değin yoğrulur.

9. Petrisaj (baskı manevrası) :Ayağın alt yüzeyine kas ve ligauentlerin bulunduğu yumuşak kesime avuç içi el ayası ile baskı manevrası uygulanır.

10. Vibrasyon ( titreme sallama manevrası) : Bacak dizden bükülü ve dikey durumda sağ elle ayak tabanının ortasından avuç içi ile kavranır. Sağ ve sola sallanarak vibrasyon uygulanır.

11. Haşman ( baltalama ) : Bacak uzatılmış durumda alt bacağın arka kesiminin kaslarına topuktan başlanacak dizin arka kesimine değin baltalama uygulanacaktır.

12. Petrisaj (yoğurma) : Bacağın dizden yukarı iç ve dış uyluk kaslarına sağ ve sol elle yoğurmak, Aynı kasları iki elle birlikte yoğurmak, Aynı kasları iki elle değiştirerek yoğurmak.

13. Petrisaj (yoğurma) : Bacağın iç kesimindeki kasları eller yan yana durumda kavranır sıkıştırılır. Burarak ve döndürerek yoğrulur.

14. Petrisaj (kesme) : Uyluk kasları bir elle iç kesim kasları içten dışa doğru çekilirken,öbür elle dış yan kasları kavranır ve içe doğru bu manevra eller yer değiştirilerek uygulanır.

15. Petrisaj ( hamur yoğurur gibi kasları yoğurma) : Uyluğun iç kesim kasları iki elle tutularak yukarı kaldırılır ve masaj yapan kendisine doğru çeker sonra elleri kaydırmadan el ayası ve avuç içi ile ileri doğru itilerek yuvarlanır. Manevra 3-5 kez yenilenir.

16. Derin Friksiyon (derin ovma) : Sol el sağ elin parmakları arasına geçirilerek bükülür. sağ elin baş parmak dışında kalan parmaklarıyla tüm uyluk kasları derin ovulur.

17. Haşman (baltalama) : Ellerin dış kenarları ve küçük yüzük ve orta parmakları sırt kesimleriyle iki el değiştirerek (baltalama) vuruşları yapılır.

18. Vibrasyon (sallama veya titretme) :Masaj yapan sağ eliyle sporcunun ayak bileğinin üstünden,sol eliyle topuktan kavrar ve aşağı yukarı indirip kaldırarak bacağı kalça ekleminde titretir.

19. Eflöraj (sürme ve sürtme) : Birinci madde de açıklanan eflöraj manevrası uygulanır.

BACAĞIN ÖN KESİMİNİN MASAJI

1.Eflöraj (sürme sürtme manevrası) : Masaj yapanın sol elinin iç yüzeyi (avuç içi) masaj yapılanın (sporcunun) ayak bileği ekleminin içi kesimine,sağ el ise,bilekten içe döndürülerek elin sırtı (Dorsal yüzeyi) dışa bakan durumda avuç içi ayak bileğinin dış yüzeyine yerleştirilir. Her iki el bacağın aşağı bölümünün yanlarını ve üstünü sıvazlayarak ve sürerek dize değin izler. Diz kapağına değmeden sol el,uyluğun iç kesiminden bacağın dış kenarına ulaşır. Sağ el diz kapağının dış kenarından hareket ederek,bacağın iç kesimine ulaşır. Dönüşte,önce sağ el sonra sol el,eski yerlerini alarak gidiş yolunu izleyerek başlangıç noktasına varırlar. Sürme manevrası (4-6) kez yenilenir.

2. Friksiyon (ovma-ovma) : Ayağın sırt kesimine tek elin dört parmağı ile,oyma yapılır.

3. Friksiyon (ovma-ovma) : Ayağın sırt kesimine tek elin avuç içi ile ovma yapılır.

4. Friksiyon (iki elin dört parmağı ile ovma) : Ayağın yan kesimlerine iki elin dörder parmağı ile ovma yapılır.

5. Friksiyon (iki elin baş parmağı ile ovma) : Ayak bileğinin ön kesimine iki elin baş parmağı ile friksiyon uygulanır.  Ayak bileğinin arka kesimine (Topuk çevresine) iki elin dört parmağı ile ovma yapılır.

6. Friksiyon : Bacağın dıştan aşağı bölümüne tek elin dört parmağı ile ovma.  Bacağın dizden aşağı bölümünün üst yüzeyine iki elin baş parmakları ile ovma yapılır.

7. Presyon (baskı manevrası) : Ayağın tabanına (Alt yüzeyine) tek elin avuç içi ve el ayası ile baskı manevrası uygulanır.

8. Friksiyon (ovma) : Diz bükülü durumda (acahiles) aşıl kirişine baş ve işaret parmağı ile ovma

9. Petrisaj (yoğurma) : Bacağın dizden aşağı bölümünün arka kesim kaslarına (bükücüler) sağ ve sol elle yoğurma.  Aynı kaslara iki elle birlikte yoğurma. Aynı kasları iki elin dış kenarlarıyla

10. Haşman (baltalama) : Bacağın dizden aşağı bölümünün arka kesim kaslarına iki elin dış kenarlarıyla ve parmakların (küçük yüzük ve orta) sırt kesimleriyle vurma , Haşama baltalama

11. Friksiyon (ovma) : Dizin iç ve dış kenarlarına iki elin parmaklarıyla ovma yapılır. Dizin iç ve dış kenarlarına iki elin avuç içleriyle ovma yapılır.

12. Petrisaj : Diz bükülü durumda bacağın üst bölümüne iki elle yoğurma ( bacağın arka kesim kaslarına). Diz bükülü durumda bacağın üst bölümüne iki elle yoğurma (bacağın iç ve dış kesimindeki kasları.)

13. Petrisaj (yoğurma) : Bacak uzatılmış durumda sağ ve sol elle bacağın üst bölümünün iç ve dış kaslarını yoğurma. Bacak uzatılmış durumda sağ ve sol elle bacağın üst bölümünün iç ve dış kaslarını iki elle birlikte yoğurma. Bacak uzatılmış durumda sağ ve sol elle bacağın üst bölümünün iç ve dış kaslarını değişerek yoğurma.

14. Petrisaj (yoğurma ) (iki el yan yana) :Bacağın iç kesim kaslarına eller yan yana burarak sıkarak ve döndürerek yoğurma.

15. Petrisaj (iki elle bir yönden öbür yöne iterek ve çekerek yoğurma) : İki elle bir yönden çekerek öbür yönden iterek bastırarak ve sıkıştırarak yoğurma

16. Petrisaj (kesme hamur yoğurma gibi) : İki elle kasları kavramak ve kaldırarak kendine doğru çekme,sonra avuç içi ve el ayası ile iterek ve yuvarlayarak yoğurma.

17. Derin Friksiyon (derin ovma) : Sol elle sağ elin parmakları arasından geçmiş durumda sağ elin dört parmağı ile içten dışa döndürerek derin ovma yapılır.

18. Haşman (baltalama) : Uyluk kaslarına elin dış kenarları ve parmakların sırt kesimleri ile vuruşlar yapmaktadır.

19. Vibrasyon (silkeleme ve sallama manevrası) : Sol elin ayağının bileğinin üst kesiminden sağ elde topuktan kavrar ve yukarı aşağı doğru hareket ettirerek bacağı sallamak veya titretmek.

20. Eflöraj : Birinci maddede açıklanan sürme manevrası (4-6) kez yenilenir.

Uchi Komi Temel Prensiplerinin Öğretim Metodları

  • Hareketsizlikten ,hareketliliğe geçiş yani kolaydan zora geçiş.
  • Yumuşak hareketten , sert harekete geçiş.
  • Yavaş hareketten , hızlı harekete geçiş.
  • Alçak pozisyondan , Yüksek pozisyona geçiş.
  • Geleneksel teknikten , Varyasyonlu tekniğe geçiş.

UCHİ – KOMİ : Kelime anlamı itibarıyla ; 

  • Uchi :İtiş, vuruş, iç anlamında .
  • Komi :İçine girmek, altına girmek anlamında.

Genel anlamıyla Öğrenilen tekniklerin Hareketli veya durarak belirli bir Performansla çalışılmasıdır. Genellikle bu tip çalışmada % 40 veya % 60 lık bir kuvvet ile uygulanılır.

UCHI – KOMI ‘ nin ÜÇ ÖNEMLİ ŞARTI

Uchi -Kominin üç temel Şartı vardır. Bunlar ;

  • Doğru yapmak ( Tekniğin özelliğini bozmamak. )
  • Kuvvetli yapmak ( Kuzushı’lerin tam yapılması )
  • Hızlı yapmak. ( Tekniğe süratli girmek )

BUNKAI RENSHU : Yeni başlayanlar için Uchı-Komı nin yapılış sistemi yani Ukenin pozisyonu torinin tekniği yaparken almış olduğu pozisyon

SOGU RENSHU : Uchı-Komı nin bir bütün halinde yapılması

OYO RENSHU : Varyasyonlu Uchı-Komı

RENRAKU RENSHU :Ayrı yönde Uchı-Komı çalışması

RENZAKU RENSHU : Aynı yönde Uchı-Komı çalışması

KAESHI RENSHU : Kontra Uchı-Komı çalışması.


Randori Ho (Müsabaka Antrenmanları)

Randori : Uke ve Torinin Tekniklerini tam uygulayabilmeleri için minder üzerinde % 70 ve % 90 lık bir kuvvetle tatbik edilen judo Antrenman sistemi ( Yarı Müsabaka )

Kıhan – Waza : Temel Çalışma

Oya – Waza : Varyasyon çalışmaları. Ukenin adım atışına göre, Torinin Varyasyonu

Renraku – Waza : Ayrı istikamette yapılan Kombina teknikler çalışması.

Renzaku – Waza : Aynı istikamette yapılan Kombina teknik çalışması.

Keashı – Waza : Kontra ataklar. Kontra Uchi – Komi çalışması

Tokuı – Waza : Özel Teknik çalışması , Spesiyal Teknik çalışması.

Shaı – Waza : Müsabaka içerisinde uygulamış olduğu Teknik çalışması

Nage – Komi – Geiko : Atış, düşürüş çalışması.

Tandoku – Geiko : Gölge çalışması, Boş çalışma , Tek çalışma.

Mitori – Geiko : Bakmak, yakalamak, izleyerek antrenman yapmak.

Mota – Dachi – Geiko : Bir kişinin düşmeden devamlı , değişik ukeleri atarak çalışması.

Yaku – Soku – Geıko : Torı ve Uke nin bir judo tekniğinin temeli olan Kuzushı , Taı – Sabakı, Tusukurı ve Gake’nin bununla birlikte zamanlamanın en önemli anlarını yakalamaya çalışmak ve uygulayabilmeleri için yapılan çalışmada % 40ve % 60 lık bir kuvvetle yapılan serbest çalışma.

Buaı – Geıko : Ayrı kuvvetteki , ayrı kategorideki kişilerin çalışması.

Hıkı – Tate – Geıko : Hıkı, kaldırmak anlamında hıkı -tate , öğretim metodu.

Butsukarı – Geıko : Kuvvetli şahıslar için peş , peşe yapılan atak antrenman çalışması.

Gokaku – Geıko : Aynı kuvvet , aynı sıklet çalışması. GO : O ve ben anlamında KAKU : Aynı kuvvet anlamında.

KATA – HO ( TEKNİK ANTRENMANLAR )

  • Nage – No – Kata
  • Kateme – No – Kata
  • Kime – No – Kata
  • Ju – No – Kata
  • It – sutsu – No – Kata
  • Kodokan – Goshın – Jutsu – No – Kata
  • Koshıko – No – Kata
  • Joshi – Judo- Goshınho – Kata
  • Renkoho – Waza

Antrenmana Etki Eden Dış Faktörler

Yaş durumu :

Sporcu yaşantısı ( yeterli gece istirahatı ) . Düzenli günlük yaşantı , yeterli beslenme , alkol, nikotin, kafein gibi uyuşturucu maddelerinden kaçınmak, normal seks, düzenli vücut bakımı , gerginliği giderici boş zaman faaliyeti ( Rekreasyon ) gürültüden uzak durmak gibi vs.

Çevre şartları, gerilimsiz bir aile yaşantısı, aile, öğretmen, meslek arkadaşlarının spor sevincine ortak olmaları , kolektif sporcu arkadaşlığı , sporcu antrenör, sporcu hekimi arasında sağlam bir güvenin olması, çalışma hayatında ve mesleğinde başarılı sonuçlar elde etme okul, iş ve antrenman arasında koordine yi sağlama , çalışma ve antrenman yerine kısa bir yol kat etme.

Materyal koşullar :

Kondisyon :Spor içinde kondisyon performansı kesinleştiren bütün fiziksel yeteneklerin (Vücut özelliği, psikolojik özellik.) tümünün kişilik ve karakter yolu ile çıkmasıdır.

Kondisyona etki eden Faktörler :

  • Her yaş durumuna uygun olarak gelişmeyen
  • Organların ( Özellikle kalp-kan dolaşımı ) ve kasların genetik yapısına
  • Merkez sinir sisteminin uyartıya karşı bir çözüm arasındaki akıştaki koordine sine
  • Psikolojik özelliklerin koordinasyona dönük olarak kullanılması ve kondisyona göre gerçekleştirilmesine
  • Antrenmanın tam zamanında başlaması ile sporcunun ne kadar süre antrenman yapacağını bilmesi ve hazır olmasına bağlıdır.

Kondisyon Elementleri

Kondisyonu meydana getiren yeteneklerin kalite seviyesi kondisyona etki eden faktörlere bağlı olup bu yetenekleri şu şekilde gösterebiliriz.

Kuvvet : Spor bilimi içinde fiziki yapı olarak ifade edildiği gibi aynı zamanda kasın fizyolojik temel özelliği ile beraber bir dirence kaşı etki etmesi üstün gelmesi olarak tanımlanır. Üç temel kuvvet çeşidi bulunmaktadır.

Maksimum Kuvvet : En büyük kuvvet çeşidi olup kaslar isteğe bağlı olarak geliştirilmektedir.

Çabuk Kuvvet : Kuvvet ve süratliliğin konbinasyonu kas-sinir sisteminin yüksek bir çekme hızı ile karşılaması.

Kuvvette Dayanıklılık : Kuvvet ve dayanıklılığı konbinasyonu yüksek bir kuvvet harcaması sonucunda organizmanın kuvvet performansı olarak yorgunluklara karşı koyma yeteneğidir.

Kasların çalışma şekillerine göre ;

Dinamik Kas çalışması : Hareket halinde kasın kasılması, değişmesi.

Dinamik Konsantrik : Kas boyunun direnç karşısında kasılması

Dinamik Eksantrik : Yükün kas üzerine etki etmesi üzerine , kasın dayanması

Statik Kas çalışması : Kas boyunun izometrik çalışma anında değişmemesi.

  • Statik Konsantrik
  • Statik Eksantrik

Kuvvet Antrenmanlarının çeşitleri

Kuvvet antrenmanı içinde kuvvet, çeşitli geliştirilmektedir. Kuvvet çeşidinin antrenmanı kuvvet şekline uygun olarak yapılmaktadır. Kuvvetin birbirinden farklı temel 3 şekli vardır.

  • Dinamik
  • Statik
  • İzoteknik

1- Dinamik Antrenman : Hareket eden bir dirençte kondisyon aleti, halter ağırlıkları vb. yapılmakta olup, dinamik kuvvetin yükseltilmesini ve kasların koordinasyonunu sağlamaktır.

2- Statik Antrenman : Max imal kuvvetin kısa zamanda yükseltilmesini amaç eden antrenman şeklidir.

3- İzoteknik Antrenman : Gerilimi ve hızı aynı tutmak için yapılan bir antrenman şeklidir. Dış bir dirence hareketin uyması hızın artması ve düşmesi söz konusu olmaktadır.

 MAXİMUM KUVVETTekrar, İntensiv, İnterval, Metodu
 ÇABUK KUVVETTekrar, İntensiv, İnterval, Metodu
 KUVVETTE DAYANIKLILIKTekrar, İntensiv, İnterval, Metodu
TEKRARİNTENSİV-İNTERVALEXTENSİV-İNTERVAL
 YÜK% 80-100% 50-80% 20-50
 TEKRAR1-55-1010-30
 SERİLER2-54-64-6
 DİNLENME ARASITAM2-5 dk.30-90
 HAREKETİ UYGULAMA TEMPOSUSÜRATLİPATLAYICISÜRATLİ

Antrenmanın Fizyolojik Sonuçları

Yeterli süre ve dozda egzersizlerle düzenlenmiş antrenman programları sonucunda bir takım fizyolojik değişmeler ortaya çıkar.

Bu değişimleri özet olarak şöyle sıralayabiliriz :

1 . Aneorobik sistem değişiklikleri

  • CP , kreatin, ATP ve glikojen gibi an aerobik metabolizma elamanlarında artış olur.
  • Glikoz yıkımının an aerobik fazını kontrol eden enzimlerde kalitatif ve kantitatif artışlar olur.
  • Kısa süreli ve çok yoğun egzersizlerden sonraki kan laktik asit düzeylerinde artış olur.

2 . Aerobik sistem değişiklikleri

  • Mitokondriaların ATP oluşturma kapasiteleri artar.
  • Kasların miyoglobini miktarı artar.
  • Mitokondriaların O² uptake’i artar.
  • Antrene kasların mobilazasyon yeteneği ve yağları okside etme yeteneği artar.
  • Antrene kaslarda karbonhidratların oksidasyonu yeteneği artar.
  • Değişik tipteki kas liflerinden metaboliki adaptasyonlar meydana gelir.
  • Kaslarda selektif hipertrofi oluşur.

3 . Kardiovasküler ve solunumla ilgili değişikler

  1. Kalbin ağırlığı ve hacmi artar.
  2. Plazma volümü ve total hemoglobin artar.
  3. İstirahat ve submaximal kalp hızları azalır.
  4. Kalbin atım hacmi ve kardiak debi artar.
  5. Kandan O² alım yeteneği artar.
  6. Sistolik ve diyastolik kan basınçlarında düşme görünür.
  7. Solunum volümü ve buna paralel olarak Max VO² artar.

4 . Diğer değişmeler

  • Anaerobik ve Aerobik sistemlerdeki değişikler sonucunda fizik performansta artış ortaya çıkar.
  • Vücut ağırlığı azalır. Fazla kilolardan kurtulmak mümkün olur.
  • Vücudun ısı düzenleme işlevi gelişir.

Uygun bir antrenman programında , dikkat edilmesi gereken bazı önemli etkenler vardır. Bunlardan birincisi , sporcunun başlangıçtaki kondisyon durumudur. Sedan ter ( sakin ) bir yaşam süren kişide aktif sporculara göre aynı sürede daha belirgin bir kondisyon artışı görülebilecektir. Örneğin Sakin bir kişinin fizyolojik fonksiyonlarında % 40 atış sağlana bilen sürede zaten gelişmiş fonksiyonlara sahip olan bir sporcudaki artış oranı ancak % 5 dolayındadır. Genel olarak dayanıklılık antrenmanları ile üç haftalık bir çalışma programı sonunda fiziksel kapasitede % 5 – 25 gelişme sağlanabilir. İkinci önemli etken egzersizin yoğunluğudur. Antrenmandan beklenen etkinin görülebilmesi için belirli dozda yüklenme yapılması gereklidir. Yükleme dozunu saptamak için en iyi parametre , Max VO² olmakla birlikte ölçümündeki güçlükler nedeni ile nabız hızını parametre olarak almak mümkündür. Ancak burada hatırda tutulması gereken bir nokta vardır. Max nabız hızı kol egzersizlerinde daha düşük , bacak egzersizlerinde daha yüksektir. O nedenle egzersiz programları verilirken bu fark göz önüne alınmalıdır.

Genel kural olarak yaşa göre hesaplanan maksi mal kalp hızının % 70 veya daha fazlasına ulaşabilen egzersiz yoğunlukları ile aerobik kapasitenin gelişebildiği kabul edilir. Özellikle spora yeni başlayanlarda bu düzeyden daha yoğun egzersizleri yaptırmaktan kaçınmak gerekir. % 70 temposu ile yapılan egzersiz . ” Konuşmaya engel olmayan egzersiz yoğunluğu ” şeklinde de tanımlanabilir. Yeterli süreyle yapıldığı taktirde fiziksel kapasite artışı sağlanabildiğinden başlangıçta daha yoğun ve zahmetli egzersiz programlarına gerek yoktur. Antrenmanlar ilerledikçe bir taraftan kalp hızı azalırken , diğer taraftan max imal kalp hızına erişebilecek yoğunluk artışları düzenlenir ve istenen performans sağlanıncaya kadar bu yoğunluktaki antrenmanlara devam edilir. Yoğunluk artışlarının ne düzeye kadar sürdürülmesi gerektiği konusu da ayrı bir sorundur. Performans artışı için kalp hızı veya Max VO² ‘de alt sınır olduğu gibi , bir de üst sınır, yani tavan değeri vardır. Bu değerin üzerine çıkılması , artık bir yarar sağlamaz. Tavan değer , kişiye göre değişmekle birlikte , Max VO² nin % 85 ya da maksi mal kalp hızının % 90 kadarına karşılık geldiği sanılmaktadır.

Üçüncü faktör ; Antrenman süresiyle ilgilidir. Kardiovasküler performansın artması için eşik bir egzersiz süresi olup olmadığı henüz bilinmemektedir. Sedan ter yaşayan kişilerde 3 – 5 dakikalık antrenman dahi gelişme sağlamaya yeterken , aktif bir sporcu için 30 dakikalık süre yeterli olmayabilir. Bu nedenle egzersiz süresini , kişiye göre değerlendirme zorunluluğu vardır. Bununla beraber , ortalama olarak 10 – 15 dakika süreli ve yeterli yoğunluktaki egzersizlerle gelişme sağlanabileceği kabul edilmektedir. Egzersiz yoğunluğu azaldıkça , bu sürenin doğal olarak uzaması gerekir. Örneğin , eşik kalp hızının altındaki bir egzersiz yoğunluğunda , çalışmaya 45 dakika kadar devam edilmelidir. Bu şekilde yoğunluğu ve süresi ayarlanmış antrenman programları ile 1 -2 hafta içinde olumlu gelişmeler görülmeye başlar ve ilerleyen haftalarda bu gelişme devam eder.

Antrenman programlarında yer alan dördüncü etken , çalışmaların sıklığıdır. Yeterli yoğunluk ve süredeki egzersizlerin haftada kaç kez yapılması gerektiği konusunda tam bir görüş birliği yoktur bazı araştırmacılar yoğunluk ve süreye kıyasla sıklığın çok önemli olmadığını belirtirken , bazıları da antrenman sıklığının önemini vurgulamaktadır. Aynı yoğunluk ve sürede olmak koşulu ile , haftada iki kez antrenman yapmakla , beş kez yapmak arasında önemli bir gelişme farkı olmadığı da ileri sürülen görüşler arasındadır. Nitekim Max VO² gelişmesi izlenirken yapılan çalışmalarda , haftada 2,3,4 veya 5 kez antrenman yapmakla önemli farklar ortaya çıkmadığı gözlenmiştir. Bu sonuçlara göre asıl olan egzersizin yeterli yoğunlukta ve sürede yapılmasıdır.

Buna karşılık kilo vermek için düzenlenen egzersiz programlarının mümkün olduğu kadar sık tekrarlanması gerekir. Ayrıca her egzersiz seansının 30 dakikadan az olmaması ve yaklaşık 300 Kkal enerji harcayacak düzeyde yapılması zorunludur. Haftada iki kez den daha seyrek yinelenen egzersiz programları ile an aerobik yada aerobik kondisyonu geliştirme olanağı yoktur.